İNSAN EKOSİSTEM İLİŞKİSİ

İnsan faaliyetlerinin ekosisteme etkisi. İnsanların ekosisteme verdiği zararlar. Tarım ilaçları, orman katliamları, yol yapımı ve betonlaşmanın canlı gruplarına zararları.


İnsan, doğal çevreyle iç içe yaşayan bir varlıktır. İnsan doğada yer alan hemen herşeyi kullanır. Doğadaki tüm hayvanların, doğal veya doğrudan doğal yaşama ve dolayısıyla insana bir faydası vardır.

İnsanların bilinçsizce yaptıkları etkinliklerden doğa zarar görmektedir. İnsan faaliyetleri doğadaki canlıların yaşamını etkilemektedir. İnsanlar doğadaki canlıların yaşam alanlarını daraltmakta ve yok etmektedir.

İnsanlar çevreyi de kirletmektedir. Bu kirlilikten çevrede yaşayan hem insanlar hem de hayvanlar zarar görmektedir.

Eğer insanlar canlılara ve çevreye bir zarar vermezlerse, ekosistemin işleyişi mükemmel bir şekilde devam eder ve bundan en büyük faydayı yine insanlar görür.


Ekolojik Bilinç ve Çevre Etiği

İnsanın doğaya karşı davranışlarının ahlaki açıdan ele alınmasına çevre etiği denir. Çevre etiği, ekosistemde yaşayan tüm canlıların yaşamaya hakları olduğunu kabul eder. Bu hak, bu canlıların ekosistemin bir parçası olmasından kaynaklanmaktadır. Yoksa insana faydaları oldukları için bu yaşam hakkı tanınmamaktadır. Tüm canlıların acı çekme duygusu vardır. Hiçbir canlıya acı çektirmeye veya onu öldürmeye hakkımız yoktur.

Günümüzde oluşan çevre sorunları ekolojik bilincin oluşmasını sağlamıştır. Bu bilinç, doğadaki tüm türlerin ekosisteme bir faydası olduğunu ve bir canlı türünün zarar görmesi halinde tüm canlı gruplarının bundan etkileneceğini ve zarar göreceğini kabul eder. Aynı zamanda her canlı ekosistemin bir parçası olduğundan her canlının yaşamaya hakkı vardır.

Ekolojik bilinç ve çevre etiği birlikte ele alınır.


Kirleticiler

Doğada iki çeşit kirlilikten söz edebiliriz.

1. çeşit kirlilik, biyolojik değişime uğrayan maddelerin meydana getirdikleri kirliliktir. Doğaya bırakılan insan ve hayvan atıkları, besin ve yemek artıkları, canlı ölülerinin meydana getirdiği kirliliktir. Bu çeşit maddeler zamanla biyolojik değişime uğrayarak yok olurlar. Bu nedenle kalıcı kirlilik oluşturamazlar.

2. çeşit kirlilik, biyolojik değişime uğramayan maddelerin meydana getirdiği kirliliktir. Böcek öldürücü ilaçlar, tarımsal ilaçlar (yabancı ot ve böceklerle mücadele amaçlı), deterjanlar, nükleer atıklar, plastikler, poşetler, kurşun gibi ağır metaller bu çeşit kirleticilere örnektir.


İnsanların Çevreye Verdiği Zararlar

1- İnsanlar tarım alanı açmak, kereste vb. elde etmek, konut alanı açmak, plaj, otel vb. tesislerin yapımı için ormanları yakmaktadırlar veya kesmektedirler. Orman yangını veya ormanlardaki ağaçların kesilmesi bir canlı katliamıdır. Hem havanın CO2 ini temizleyip havaya O2 veren bitkileri yok etmektedirler hem de ormanlarda yaşayan canlı türlerini öldürmektedirler. Sonuçta canlı türleri ve sayısı azalmakta, havaya daha az O2 verilmekte ve havadaki CO2 gazı daha az temizlenmektedir.

2- Tarımsal ilaç ve gübre kullanımı sonucunda toprak zarar görmektedir. Meyvelere bulaşan tarımsal ilaçlar bunları tüketen insanlara ve hayvanlara geçebilmektedir. Tarımsal ilaçlar havaya karışarak ekosisteme zarar vermektedir. Su kaynaklarının tarımda kullanılması, su kaynaklarının tükenmesine yol açmaktadır. 

3- Büyük havalimanlarının inşa edilmesi, yeni yerleşim birimlerinin kurulması habitatların parçalanmasına yol açmaktadır. Bunun sonucunda bazı canlılar farklı habitatlara taşınırken, bazı canlılar da yok olmaktadır.

4- Barajlar ve sulama kanallarının yapımı doğal habitatların zarar görmesine neden olmaktadır. Çünkü bunun sonucunda habitatlara giden su kaynakları ya kesilmekte ya da azalmaktadır. Bu durum suyun doğal yolu boyunca yerleşmiş olan habitatı etkilemekte bazen yok etmektedir.

5- Hızlı nüfus artışı beraberinde beslenme, konut, atık sorununu da beraberinde getirmektedir. Kaynakların aşırı kullanımı, bu kaynakların azalmasına ve yok olmasına neden olmaktadır.

6- Endüstriyel tesisler ve bunların atıkları doğaya en büyük zararı vermektedir. Bu fabrikaların bacalarında atmosfere CO2, SO2, CO, NO gibi maddeler salınmaktadır. Bu gazlar atmosferin üst tabakasında birikerek sera etkisi yapmakta ve asit yağmurlarına neden olmaktadır.

7- Kuşların üreme alanları olan sulak alanlar, akarsular ve göller sanayi atıklarıyla kirletilmekte ve bu habitatlarda yaşayan canlıların yok olmasına neden olmaktadır.

8- Rüzgar türbinleri kuşların göç yollarını değiştirmelerine neden olmaktadır. Ayrıca bu durum eş seçimi ve beslenme davranışlarını etkilemektedir.

9- Toprak kirliliği, yeraltı sularının da kirlenmesine neden olarak ekosistemdeki temiz su miktarını azaltmaktadır.

10- Soğutucularda ve spreylerde kullanılan gazlar ozon tabakasına zarar vermektedir. Ozon tabakasının zarar görmesi, güneşten gelen ultraviyole ışınlarının süzülmeden dünyaya ulaşmasına neden olmaktadır. Bu ışınlar canlı organizmalara zararlı ışınlardır.

11- Fabrika atıklarının, kanalizasyonların denize boşaltılması denizde yaşayan canlılarda metal birikmesine neden olmaktadır. Bu metaller bu canlılarla beslenen insan ve hayvanlara geçmektedir.

12- Denizlere atılan poşet, plastik vb. çöpler balıklara takılmakta,  boğazlarını tıkamakta ve ölümlerine neden olmaktadır.

13- Aşırı avlanma, ekosistemdeki türlerin dengeli biçimde üremesini ve çoğalmasını engelleyerek türlerin yok olmasına neden olmaktadır.


Görüldüğü gibi ekosisteme insan kadar zarar veren hiçbir şey yoktur. Eğer insanlar ekosistemi bu şekilde tahrip etmeseydi, zararlı maddeleri kullanmasa idi bugün yaşadığımız büyük çevre sorunları olmayacaktı.



Ekosistemde Enerji Akışı



SANATSAL BİLGİ

15/12/2018

  • YORUM YAZ
  • ADI SOYADI(veya nick)
  • YORUM
COPYRIGHT© HER HAKKI SAKLIDIR
Sitede Yer Alan Bilgi Belge Ve Materyallerin İzinsiz olarak Kopyalanması ve Alıntılanması Yasaktır

SANATSAL BILGI