ORGANİK MOLEKÜLLER - KARBONHİDRATLAR –

Vücudun yapısında bulunan organik maddelerden karbonhidratlar, karbonhidratların yapısı, görevleri ve çeşitleri. Monosakkaritler, disakkaritler ve polisakkaritler.

Karbonhidratlar fotosentez sonucu meydana gelen, yapısında C, H, O atomları bulunduran organik bileşiklerdir. 

Karbonhidratlar hücrelerde birinci derecede enerji kaynağı olarak kullanılırlar kapalı formülleri (CH2O)n   şeklindedir. 

-Hücrelere özgünlük verir hücre zarı ve çeperinin yapısına katılırlar.

-Yağlarla birleşerek glikolipitleri oluştururlar.

-Bitkilerde selüloz, mantarlarda kitin, bakterilerde hücre çeperinin yapısına katılır.

-DNA, RNA ve ATP nin yapısında bulunurlar.

-Bitkilerde nişasta, hayvanlarda glikojen olarak depo edilir.

-Karbonhidrat monomerleri birbirlerine glikozit bağıyla bağlıdır.

Karbonhidratlar monosakkaritler (tek şekerler), disakkaritler (çift şekerler), polisakkaritler (çok şekerler) olmak üzere üç grupta incelenir.

1- Monosakkaritler


 Karbonhidratların en basit tipleridir. Sindirimle daha basit parçalara ayrılamazlar ve sindirilmeden hücre zarından geçerler.

Monosakkaritlerin yapılarında bulunan karbon sayıları bakımından 3 karbonludan 8 karbonluya kadar çeşitleri vardır.

Pentozlar(5 C lular)

Yapısında 5 karbon bulunduran monosakkaritlerdir. Doğada çok çeşitli pentoz şekerler bulunur. Bunlardan en önemlileri deoksiriboz ve riboz şekerleridir. Deoksiriboz şekerinin riboz şekerinden farkı yapısında bir O atomunun eksik olmasıdır. Bu iki şeker, çekirdek asitlerinin (DNA, RNA) yapısına katıldıklarından çok önemlidirler.

Riboz: DNA hariç tüm nükleotitlerin yapısına katılır. Formülü C5H10O5 şeklindedir.

Deoksiriboz: DNA nükleotitlerinde bulunan monosakkarittir. Formülü C5H10O4 şeklindedir. Nükleotitler yapılarındaki şekerlere göre isimlendirilir. Deoksiribonükleik asit (DNA), Ribonükleik asit (RNA) gibi.



Heksozlar( 6 Clular)

Bu şekerlerin yapısında 6 C bulunur. Bu şekerler hücre zarından kolaylıkla geçer, tatlıdırlar, suda çözünürler. Kapalı formülleri C6H12O6 şeklinde olup açık formülleri farklıdır. Tüm canlılardaki solunum olaylarının hammaddesidirler. Glikoz ve früktoz sadece fotosentez veya kemosentez yapan canlılar tarafından üretilir. Galaktoz ise hayvansal hücrelerde bulunur.

Vücuda dışarıdan alınan früktoz ve galaktoz karaciğerde glikoza çevrilir.

Glikoz, früktoz, galaktoz olarak isimlendirilirler.


Glikoz (Üzüm Şekeri) : Orta tatlıdır. Bal, üzüm, incir gibi besinlerde bulunur. Disakkarit ve polisakkaritlerin yapısına katılır. Memelilerin kanlarında bulunması zorunlu olan moleküldür.

Fruktoz (Meyve Şekeri) : Çok tatlıdır. Bal, üzüm, incir gibi besinlerin yapısında bulunur. Disakkaritlerden sakkarozun yapısında yer alır. Polisakkaritlerin yapısında bulunmaz.

Galaktoz (Süt Şekeri): Memeli hayvanlar ve bazı bakteriler tarafından sentezlenir, sütte bulunur. Bitkisel besinlerde bulunmaz.


2- Disakkaritler

İki monosakkaritin birleşmesiyle meydana gelen glikozit bağı ile bağlı moleküllerdir, çift şekerler olarak isimlendirilir.

İki monosakkaritin birleşmesiyle meydana gelen bu olayda iki monosakkaritten bir disakkarit oluşurken aralarında bir kovalent bağ olan glikozit bağı oluşur ve bir molekül su açığa çıkar. Su çıkararak meydana gelen olaylara dehidrasyon sentezi denir.

Dehidrasyon sentezi ile meydana gelen bağlar su katılarak çözünür. Bu olayada hidroliz adı verilir. Her bağı çözmek için bir molekül su gereklidir,. Disakkaritler sindirilerek monomerlerine ayrılmadan hücre zarından geçemez.


Glikoz + Glikoz ---------------> Maltoz (Arpa Şekeri) + Su

Glikoz + Fruktoz ------------- > Sakkaroz (Çay Şekeri) + Su

Glikoz + Galaktoz ----------- > Laktoz (Süt Şekeri) + Su


Sindirilme olayında denklemler ters çevrilir.



3-Polisakkaritler

Çok sayıda monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesiyle meydana gelen büyük moleküllerdir. Polisakkaritler oluşurken de su açığa çıkar.

Polisakkaritler sindirilmeden hücre zarından geçemezler. Vücutta yapı maddesi olarak veya yedek besin deposu olarak kullanılırlar

Polisakkaritlerin en önemlileri nişasta, selüloz, glikojen ve kitindir. Nişasta ve selüloz bitkisel, glikojen ve kitin hayvansal polisakkaritlerdir.

Nişasta: Sadece bitki hücrelerinde bulunurlar. Yeşil bitkilerin ürettikleri glikozun bir kısmını plastidlerde nişastaya dönüştürür ve lökoplastlarda depolar. Karbonhidratların bitkilerde depo edilme şeklidir. Tahıl ve patateste çok bulunur. Suda az çözünür. Ayıracı iyottur. İyot ile boyanırsa mavi renk alır. İnsanda hücre dışında sindirim organlarında sindirilir. Nişastayı sindiren enzimler hem bitki hem hayvan hücresinde bulunur.

Selüloz: Selüloz bitkilerde hücre çeperinin yapısında yer alır. Hücre zarındaki özel enzimler tarafından sentezlenir. Selüloz depo maddesi değil yapı maddesi olarak yer alır. Suda çözünmezler. Selüloz insanlar tarafından sindirilemez. Otla beslenen otçul hayvanların sindirim sitemlerinde selülozu sindirebilecek bakteriler bulunur. Bu bakteriler selülozu yıkarak daha küçük parçalara ayırır. Bu nedenle selüloz otçulların temel besin kaynağını oluşturur.

Glikojen: Glikojene hayvansal nişasta da denir. Hayvan hücrelerinde özellikle kas ve karaciğerde bakteri ve mantar hücrelerinde depo edilmektedir. İnsanda karaciğerdeki glikojen glikoza dönüştürülerek kana verilir ve vücudun ihtiyaç duyduğu enerji sağlanır.

Kitin: Yapısında azot bulunan bir polisakkarittir. Böcekler gibi hayvanların dış iskeletlerini oluşturur. Sağlam yapılı olduğundan ameliyatlarda kullanılan ipler kitinden yapılmaktadır. Karada yaşayan eklem bacaklıların çoğunun dış iskeleti kitinden yapılmıştır. Mantarların hücre duvarlarında selüloz yerine kitin bulunur.


Vitaminler

Enzimler

ATP

Proteinler

Yağlar


SANATSAL BİLGİ

28/08/2016

  • YORUM YAZ
  • ADI SOYADI(veya nick)
  • YORUM
COPYRIGHT© HER HAKKI SAKLIDIR
Sitede Yer Alan Bilgi Belge Ve Materyallerin İzinsiz olarak Kopyalanması ve Alıntılanması Yasaktır

SANATSAL BILGI