YARATILIŞ GÖRÜŞLERİ

Evrende ilk canlılar nasıl meydana geldi? Bu soruya bilimadamları çeşitli cevaplar vermişlerdir. Bu görüşlerin başlıcaları Abiyogenez, panspermia, ototrof, heterotrof ve yaratılış görüşüdür.



Çok eski çağlardan beri insanlar canlı varlıkların nasıl meydana geldiği hakkında fikir yürütmüşlerdir. Bu konuda ortaya atılan başlıca görüşler aşağıda listelenmiştir.

1- Abiyogenez (kendiliğinden oluş görüşü)

2-Panspermia Görüşü

3-Ototrof Görüşü

4-Heterotrof Görüşü

5-Yaratılış Görüşü



1-Abiyogenez

Kurucusu Aristo (MÖ 384 – 322) dur.

Aristoya göre cansız maddelerde aktif öz diye bir şey vardır. Bu aktif öz yeni bir canlı oluşturma yeteneğine sahiptir. Bu öz basitten karmaşığa var olan her şeyi ortaya çıkarmıştır. Örneğin kokuşmuş etlerden kurtçukların oluşması bu aktif öz sayesindedir. 

Aristo’nun bu görüşü uzun yıllar kabul görmüştür. 17. Yy da Belçikalı J.B. Van Helmont bu görüşü destekleyen deneyler yapmıştır.

İtalyan biyolog F. Redi 1688 yılında yaptığı deneylerle abiyogenez görüşünü çürütmüştür.

Redi çalışmalarında iki ayrı kavanoza eşit miktarlarda et yerleştirmiştir. Bu kavanozlardan birinin kapağını açık bırakmış diğerinin kapağını sıkıca kapatmıştır. Bir süre sonra ağzı açık kavanozda kurtçuklar oluştuğu ve sineklerin girip çıktığı gözlemlenmiştir. Ağzı kapalı kavanozda ise bir tek kurtçuğa rastlanmamıştır. F. Redi ağzı açık kavanoza sineklerin girdiğini ve kurtlanmaya sebep olduğunu, kurtçuklarında sineğe dönüştüğünü gözlemiştir.

F.Redi canlıların yine kendilerine benzer canlılardan meydana geldiği fikrini ortaya atmıştır.


Fransız bilim adamı Pasteur da F.Redi nin deneyini ve görüşünü destekleyen çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar ve araştırmalar sonucunda abiyogenez görüşü tamamen çürütülmüş, biyogenez görüşü ortaya çıkmıştır.


Biyogenez Görüşü

Bu görüşe canlılar yine kendilerine benzer canlılardan meydana gelmiştir. Kurucusu F.Redi’dir.

Biyogenez görüşü canlıların nasıl oluşabileceği sorusuna cevap verir. Ancak ilk canlı nasıl meydana gelmiştir. Bunun cevabını veremez.

İlk canlının nasıl meydana geldiğine cevap bulabilmek için başka görüşler ortaya atılmıştır.


2 - Panspermia Görüşü


Bu görüşe göre yeryüzündeki hayatın kaynağı başka gezegenlerden yerküreye gelerek burada canlı hayatını başlatan tohum ve sporlardır.

Ancak bu görüş yeryüzünde hayatı başlatan tohum ve sporların uzaydaki yolculukları sırasında yüksek ısı, soğuk ve radyasyona nasıl dayanabildiğini açıklayamamıştır.

Ayrıca Panspermia görüşü yeryüzüne hayatın başka gezegenlerden geldiğini iddi etmekle beraber o gezegenlerde hayatın nasıl başladığını açıklayamamıştır.

3 – Ototrof Görüşü

Bu görüşe göre ilk canlılar ototrof canlılardı zamanla çeşitli değişiklikler geçirerek yeryüzündeki bu çeşitliliği oluşturdular. Kendi besinlerini üretebilen bu canlılar daha kompleks bir yapıya sahip olmalılardı. Ancak bu görüş ototrof canlının nasıl meydana geldiğini açıklayamamıştır. Yine biyologların çoğu meydana gelen ilk canlının bu kompleks yapıyı kazanabilmesi için milyonlarca yıllık değişimler geçirmesi gerektiğini savunurlar.


4 – Heterotrof Görüşü

Kurucusu Oparin ve Haldane’dir.


Bu görüşe göre ilk canlı basit yapılı heterotrof bir organizmadır. Basit yapılı bir canlı cansız maddelerden yavaş yavaş gelişerek milyonlarca yıl önce ve bazı özel şartlarda oluşmuştur. Bazı bilimadamları yaptıkları çalışmalarla inorganik canlıların biraraya gelerek canlıyı nasıl oluşturduğunu açıklamaya çalışmışlardır. Oparin ve Haldane 1929 yılında çeşitli çalışmalar yapmışlardır.

Bu bilimadamlarına göre ilk atmosferde oksijen yoktu. Ayrıca ilk atmosferde metan (CH4), amonyak(NH3), hidrojen(H2) ve su(H2O) su buharı bulunabileceğini ileri sürmüşlerdir. İlkel atmosferde ve denizlerde bulunan öncü inorganik maddelerin mor ötesi ışınların etkisi ile organik molekülleri sentezlediğini ileri sürmüşlerdir. 

Stanley Miller kapalı bir deney düzeneği oluşturmuş ve düzeneğe; amonyak, metan, hidrojen ve su koymuştur. Deney düzeneğini bir yandan ısıtmış bir yandan da deney düzeneği üzerine yüksek enerjiye sahip elektrik kıvılcımları uygulamıştır. Bir hafta süren deney sonucunda düzenekteki toplama kabında bazı aminoasitler ve çeşitli organik moleküllerin oluştuğunu görmüştür.

Bu deney sonucuna göre bilimadamları; su birikintilerinde, denizlerde ve okyanuslarda oluşan aminoasitlerin birbirleri ile reaksiyona girerek proteinlere dönüştüğünü varsaymaktadırlar. Oluşan proteinlerin bir kısmı enzim olarak iş yapmış ve bu enzimler polisakakrit ve nükleik asit gibi moleküllerin oluşumunu hızlandırmıştır. Ortamdaki nükleik asitler proteinlerle birleşerek daha kompleks yapıları (nükleoproteinler) meydana getirmişlerdir. Nükleoproteinlerde ilk ilkel hücreleri meydana getirmiştir.

Bu görüş ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Yapılan deneylerde özel koşullar altında aminoasitlerden protein meydana geldiği gösterilmiştir. Ancak cansız maddelerden canlı organizmanın meydana gelişini gösteren bir deney yapılamamıştır.



5 – Yaratılış Görüşü

Büyük dinlerin kutsal kitaplarına göre evrendeki bütün canlı ve cansız varlıklar Tanrı tarafından yaratılmıştır. Bu yaratılış bir anda da olabilir, yavaş yavaş ta olabilir. Madde, atom, molekül, canlı hepsi Tanrı tarafından yaratılmıştır.

Yaratılış Görüşüne göre her tür birbirleriyle bağlantılı olmaksızın yaratılmışlardır. Türler yaratıldıkları günden beri bazı değişimler geçirmiş olsa da yeni türlere dönüşmemişlerdir.

BU görüşe göre evrendeki her varlık bir amaca göre yaratılmıştır. Bu amacı belirleyen de tanrıdır. Yaratılış görüşü evrende her şeyin Tanrının koyduğu kurallar ve düzen çerçevesinde hareket ettiğini ve hiçbir şeyin kendiliğinden var olmadığını belirtir.



SANATSAL BİLGİ

13/09/2016

  • YORUM YAZ
  • ADI SOYADI(veya nick)
  • YORUM
COPYRIGHT© HER HAKKI SAKLIDIR
Sitede Yer Alan Bilgi Belge Ve Materyallerin İzinsiz olarak Kopyalanması ve Alıntılanması Yasaktır

SANATSAL BILGI