8.SINIF MADDE DÖNGÜSÜ

8. sınıflar fen bilgisi dersi. Doğada madde döngüsü, Su, azot, karbon ve oksijen döngüleri ve madde döngüsünün önemi. Konu anlatımı.


Madde Döngüleri

Canlıların yaşamı için gerekli olan maddelerin doğadaki canlı ve cansız varlıklar arasındaki dolaşımına madde döngüsü denir.

Madde döngüsü canlılar için hayatsal önemi olan maddelerin doğada tükenmemesini ve sürekli yenilenmesini sağlar.

Aşağıda doğadaki madde döngüleri ve canlılar için önemi sıralanmıştır.


1- Su Döngüsü

Canlıların yapısında yaklaşık olarak %70 – 90 kadarını su oluşturur. Su canlılar için en temel gereksinimlerinden biridir.

Canlılar su ihtiyaçlarını yeraltı ve yerüstü sularından karşılarlar. Doğada su deniz, okyanus, göl ve diğer su birikintilerinden buharlaşma yolu ile canlı organizmalarda terleme ve solunum yolu ile atmosfere verilir. Atmosferdeki su buharı kar, yağmur veya dolu şeklinde tekrar yeryüzüne iner. Bu suların bir kısmı yeraltına geçerek yeraltı sularını oluştururken bir kısmı ise deniz ve göllere karışır.

Suyun bu şekilde doğada ve canlı ile doğa arasındaki dolaşımına su döngüsü denir. Su döngüsü doğadaki suyu sürekli dengede tutar. Yeryüzünün 2/3 ü sularla kaplı olmasına rağmen bu suların çok az bir miktarı içilebilir özelliktedir. Dolayısıyla içilebilir nitelikteki suların devamının sağlanması için su döngüsü gereklidir.

Su döngüsü aynı zamanda ormanların oluşması ve varlığını devam ettirmesini sağlar. Ormanlar yağmur sularıyla beslenir. Tarımsal faaliyetleri su döngüsünün bir parçası olan yağışlara bağlıdır. Yeraltı kaynaklarının büyük bölümü kar suları ile beslenir. Yeraltı kaynaklarından çıkan sular içilebilir özelliktedir.

2- Karbon Döngüsü

Karbon elementinin doğada hava, toprak ve canlıları arasındaki dolaşımına karbon döngüsü adı verilir.

Canlıların temel yapı taşlarından biri karbondur. Karbon elementi protein, yağ, karbonhidrat ve vitamin gibi besinlerin yapı birimidir.

Doğada karbon döngüsü genellikle karbondioksit dolanımı şeklinde meydana gelir.

Bitkiler havadan aldıkları karbondioksiti ürettikleri besinlerin yapısına katar. Yani besinler karbondioksiti kullanarak besin üretir. Besinlerin yapısına katılan karbon elementi, bu besinlerle beslenen diğer canlıların vücuduna geçer ve bu canlıların hem yapısına katılır, hem de bu canlılar tarafından enerji üretiminde kullanılır. Solunumla enerji üretilirken yan ürün olarak karbondioksit çıkarılır. Bu karbondioksit atmosfere verilir. Atmosferdeki karbondioksit ise bitkiler tarafından tekrar kullanılır.

Canlıların yapısında bulunan karbon elementi ise bu canlıların ölmesiyle ayrıştırıcılar tarafından karbondioksite dönüştürülerek atmosfere verilir.

Fosil yakıtların yakılması ile de karbondioksit açığa çıkar ve atmosfere salınır. Fakat fosil yakıt kullanımı doğal denge halinde gerçekleşen bir döngü değildir ve doğal döngüye zarar vermektedir. Fosil yakıtların kullanılmasıyla oluşan gazlar atmosferde sera etkisi yapmakta, aşırı kullanımının olduğu yerlerde çeşitli solunum hastalıkları görülmektedir.


3- Oksijen Döngüsü

Oksijenin canlılar ve doğa arasındaki dolaşımına oksijen döngüsü denir.

Canlılar solunum yapabilmek için oksijene ihtiyaç duyarlar. Canlılar oksijeni havadan alırlar. Havadaki oksijen ile hücrelerde besinler yakılarak enerji üretilir ve karbondioksit gazı açığa çıkarılır. Fotosentez yapan bitkiler ise bu karbondioksit gazını alır ve su ile birleştirerek besin ve oksijen üretir. Bitkiler tarafından üretilen oksijen atmosfere verilir.


4- Azot Döngüsü

Azot gazı, havada en çok bulunan gazdır. Canlıların temel yapı maddesi olan proteinlerde, nükleik asitlerde, hormonlarda ve vitaminlerde bulunur.

Bazı canlı türleri hariç canılar havadaki azot gazını serbest halde kullanamaz. Bu gazın canlılar tarafından kullanılabilmesi için bir dizi dönüşümden geçmesi gerekir.

Havadaki azot gazı şimşek ve yıldırım olayları ile azotlu bileşiklere dönüşür ve toprağa geçer. Bitkiler toprakta bulunan bu azotlu bileşikleri su ile alır ve besinlerin yapısına katar. Azot elementi bu besinlerle beslenen canlıların yapısına katılır. 

Havadaki azotun toprağa ve bitkilere geçişini sağlayan bir başka yol baklagiller ile gerçekleşir. Baklagillerin kökünde azot bağlayıcı bakteriler bulunur. Bu bakteriler havadaki azotu alarak toprağa karıştırır. Bitki kökünde toprağa karışmış halde bulunan azot bileşikleri su ile baklagil tarafından alınarak baklagillerin yapısına katılır. Baklagillerin yapısındaki azot besin zinciri yolu ile diğer canlılara geçer.



Madde Döngülerinin Önemi

Yeryüzünde canlıların yaşamlarının devam edebilmesi madde döngüleri ile mümkün olmaktadır. Doğadaki madde döngüleri serbest halde gerçekleşen ve bir denge halinde devam eden olaylardır. Bu döngülerin doğal akışının bozulması ilk olarak doğadaki canlıları etkileyecektir.

Örneğin; canlılar solunumları sırasında sürekli oksijen (O2) kullanırlar. Oksijen ve besinin kullanan canlılar yan ürün olarak su, enerji ve karbondioksit (CO2) üretirler. Havadaki oksijen miktarı milyarlarca canlı tarafından kullanılmasına rağmen azalmaz. Havadaki oksijen miktarı %21 dir. Bu oran %22 veya %20 olursa yeryüzünde canlı yaşayamaz. Bu nedenle düzenli bir oksijen döngüsü gereklidir.

 Karbon ( C ) elementi tüm canlıların yapısında bulunur. Bu element canlıların yapısına tükettikleri besinlerden geçer. Bitkiler havada bulunan karbondioksit (CO2) i emerek besin üretirler. Böylece karbon elementi besinlerin yapısına katılmış olur. Bunları tüketen canlılar bu elementi hem kendi vücutları için gerekli yapı taşlarını üretmek için kullanırlar, hem de enerji kaynağı olarak kullanırlar. 

Fosil yakıtların kullanılmasıyla atmosferdeki karbondioksit miktarı artmış ve bu gazlar sera etkisi yaparak dünya ısısının artmasına neden olmuştur ve bu olumsuz etkileri devam etmektedir. Öte yandan aşırı fosil yakıt kullanan ülkelerde nefes almada güçlük ve çeşitli solunum hastalıkları görülmektedir. Çünkü solunan havanın büyük bölümü karbondioksit olmaktadır ve oksijen miktarı yetersiz kalmaktadır.

Suların kirlenmesi ve bitki örtüsünün tahrip edilmesi su döngüsünü olumsuz etkilemektedir ve dünyada su sıkıntısı baş göstermeye başlamıştır.

Bitki örtüsünün tahrip edilmesi, ormanların yakılması veya yer açmak için kesilmesi, fosil yakıtların tüketimi beraberinde oksijence fakir kirli hava dediğimiz hava sorununu getirmiştir.

Sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürebilmek için madde döngülerini olumsuz etkileyecek faaliyetlerin yapılmaması gerekir.





SANATSAL BİLGİ

30/03/2017

  • YORUM YAZ
  • ADI SOYADI(veya nick)
  • YORUM
COPYRIGHT© HER HAKKI SAKLIDIR
Sitede Yer Alan Bilgi Belge Ve Materyallerin İzinsiz olarak Kopyalanması ve Alıntılanması Yasaktır

SANATSAL BILGI