ALGI KAVRAMI

Algı nedir? İnsan algısı nasıl şekillenir. Algımıza nasıl sahip çıkarız. Çevremizde gördüğümüz propaganda araçlarına teslim olmamak için neler yapmalıyız. Biz nasıl biz oluruz.


Algı nedir? Önce bu soruya cevap bulalım.

Algı, bir bireyin gördüğü veya duyduğu birşeye zihninde gösterdiği tepkidir. Bir olay gördüğünüzde gösterdiğiniz tepki algınıza dayalıdır. 

Yaşadığımız süre içinde birçok şey öğreniriz ve bu öğrendiklerimiz bu tür olaylarla karşılaştığımız zaman nasıl davranmamız gerektiğini belirler. Bir algıyı beynimizde oluştururken o algıya neden olan olayın muhakemesini beynimiz yapar ve ona göre hafızamıza kaydeder. Artık o olaya veya maddeye karşı bir davranış biçimimiz vardır ve bu davranış otomatik oluşturulur. Bu davranış, o olay hakkında sahip olduğumuz algıyı sorgulayıp değiştirinceye kadar otomatik devam eder.

İnsan, inanabilen bir varlıktır. Bir şahıstan kendisine bir haber, vaat, istek geldiğinde ister istemez bunun tesiri altında kalır. Hepimiz genelde ilk başta tepki gösteririz, bu tepki gerçekliğini sorgulamaya yöneliktir. Bazı kişiler kaynağa çok güvendiğinden doğruluğunu sorgulamayabilir. Eğer bize vaat, haber veya bilgiyi aktaran kişi bizi inandırmak istiyorsa çeşitli yollar kullanarak bizi düşürmeye çalışacaktır.

Algımızı başkalarının oyun alanı olmaktan kurtarmanın en önemli yolu, birşeyi hemen kabul etmemektir. Ne kadar cazip görünürse görünsün. Kimse durduk yerde bizi yüceltmeye çalışmaz. İllaki bir çıkarı söz konusudur.

Kendimizde bir refleks oluşturmalıyız. Bu refleks beklenmeyen bir şeyle karşılaştığınızda hemen paniğe kapılmamak, hayranlık duymamak, inanmamak ve sorgulamaktır. Acele etmemeliyiz, nasıl olsa her zamanki hayatımız sürecektir. Bizi durduk yerde bir tarafa yönlendiren kişinin maksadını iyi analiz etmeliyiz.

En önemli propaganda aracı tekrardır. Onlarca yıl boyunca yapılan denemeler insan beyninin bir şeyin sürekli tekrarlanması halinde onun tesiri altında kaldığını ve artık onu kabullendiğini göstermektedir. Bu yöntem günümüzde en önemli propaganda aracı olmuştur. Radyo, TV, internet sitelerinde sürekli gün boyunca aynı şeylerin tekrar etmesi yavaş yavaş insanın karşı koyma gücünü yok etmektedir. Neden sürekli bize birşeyler dayatılıyor. Bıraksalar da kafamız rahat etse olmaz mı? Biz düşünce özürlü müyüz ki sürekli bize birşeyler dayatılıyor. Reddedin, TV yi kapatın, internet sitesinden çıkın. Beyninizin bunlara teslim olmasını engelleyin. Sağlıklı düşünmeni, sağlılkı bir beyne sahip olmak için yapmanız gereken budur.

Siz de bir insansınız, sizin de bir aklınız var. Size bir şey teklif edilir. Kabul etmezseniz saygı duyulur ve tekrar edilmez. Ancak bu sürekli yapılıyorsa tehlike çanları çalıyor demektir.

Kimsenin etkisi altında kalmayın. Sizi seven herkes size saygı duyar. Kararlarınıza saygı duymayanlara saygı duymak zorunda değilsiniz. Bir yere gitmeniz isteniyor ve çok ısrar ediliyor. Bunun mümkün olmadığını söylediniz ama karşıdaki sürekli ısrar ediyor. Tepki gösterin, verdiğiniz karara saygı duymaları gerektiğini hatırlatın. Karşınızdaki kişi renkten renge giriyorsa sürekli değişik ikna yöntemleri kullanıyorsa ondan mutlaka uzak durun.

Algi Kavrami


Düşünme ve Sorgulamanın Önemi

Dışarıdan bir yönlendirme olmadıkça kendi gördüklerimizi muhakeme ederek araştırarak elde ettiğimiz algı sağlıklı algıdır. Algılarımız böyle olmalıdır. Sağlıklı algıya bir örnek verelim.

Sürekli doğayı kirletiyoruz, TV’lerden internetten doğayı kirletmemiz gerektiği üzerine çeşitli haberler ve yorumlar görüyoruz. Oturup düşünüyoruz, bu doğrumu? Ve şu sonuca varıyoruz: "Evet doğrudur çünkü benim çöpleri kim toplayacak, bu çöpler başka insanlara ve canlılara zarar verecek. Belediye ve gönüllüler bu çöpü toplamak için emek ve sermaye kullanacak dolayısıyla ben çevreye çöp atarak kendim de dahil olmak üzere herkese zarar veriyorum".

Bu algı düşünerek, sorgulayarak, test ederek sonuca ulaştığımız ve doğru bir karar verdiğimiz bir algıdır, sağlıklı ve yararlıdır.

Başka bir algı örneği, iyi bir adam hakkında, "şu adam kötü bir kişidir ve etrafına zarar verir" dedikleri zaman oturup düşünürüz. Bunu söyleyen kişi az veya çok güvendiğimiz bir kişidir, doğru olma ihtimali vardır. Biz de otomatik olarak o adam hakkında kötü düşünceye sahip oluruz. Oysa yapmamız gereken bu değildir. Bu adama en azından bir soru sorabiliriz, gözlemleyebiliriz. Bu kişiyi gözlemlediğimizde hiçbir zararının olmadığını görürüz. Merak ederiz, adamla tanışırız. Daha da ileri giderek çevreyle arasının nasıl olduğunu ve insanlara nasıl baktığını anlamaya çalışırız. Sonuçta adama iftira atıldığını ve bir kısım çevrenin çekememezlik nedeniyle tanıştıkları tüm çevreye o adamı kötülediğini anlarız. Bu adam hakkında olumlu bir algıya sahip oluruz ve dostluk kurarız. Oldukça sağlıklı ve olumlu bir algı türüdür bu. Tüm insanlar böyle olmalıdır. Ama ne yazık ki çok azımız böyleyiz ve bize tanıdık çevremizden gelen telkinleri hemen kabul ederiz. Çünkü onlar bize yetmektedir. Ama olması gereken herkesi kucaklayabilmemiz, kimden gelirse gelsin herşeyi sorgulayabilmemiz ve bir dizi muhakeme sonucunda karar vermemizdir.

Bir başka algı örneği, TV’de şovlar yapan ve herkesi güldüren, sürekli gazetelerde ve magazin araçlarında yer alan bir adam düşünün. Bu kişi TV’ye çıktığında en güzel sözleri söylemekte, en yumuşak tavırlarla hitap etmekte ve herkesin beğenisini kazanmaktadır. Biz de bu adamı beğeniriz ve severiz. Bu kişinin her davranışını ve sözünü takdir eder, doğru bulur hatta ona özeniriz. Beynimizde bu kişi iyi bir kişidir algısı oluşur. Ama bu algı yanlış olabilir. Bu kişi gerçekte uyuşturucu kullanan, kızlara tacizde ve cinsi saldırıda bulunan, eşine şiddet uygulayan veya aldatan, paragöz, cimri bir insan olabilir. TV’de yaptıkları sadece roldür. Ama biz bunu nereden bileceğiz? Biz en başta yanlış yaptık. Atalarımız her sakallıyı dedeniz sanmayın der. Biz de karşımızda bedavadan bizi güldürmeyip, bölüm başına binlerce dolar alan bir şovmenin çok iyi bir adam olmak zorunda olmadığını düşünmeliydik ve demeliydik ki, “bu adam bu işi nihayetinde para için yapıyor. Bu yaptıkları bir rol olabilir, bu kişi gerçekte iğreneceğimiz bir kişi de olabilir. Her ne kadar bu kişi bizi eğlendiriyor olsa da illa ki çok iyi bir adam olmak zorunda değildir”. Biz böyle düşünürsek beynimizi bu adamın tutsağı olmaktan kurtarmış oluruz.

Bir kişi size sürekli yüksek kazançlar, rahat bir yaşam vaat ediyor ve sizden para toplamak istiyor. Aslında siz de ek gelir kazanacak yollar aramaktasınız. Adamın hitap etme sanatı çok yüksek. Sizi nasıl etkileyebileceğini ve nasıl elde edeceğini biliyor. Bu kişi sizi ikna edecek yollar buluyor ve söyledikleri sizi ona doğru çekiyor. Ama aslında adam bir dolandırıcı, paranızı alıp kaçacaktır. Fakat siz bilemezsiniz. Bu adamların tuzağına düşmemek için kendinize şu soruyu sormalısınız; "bu adam beni niçin zengin yapmak istiyor? Neden bu kadar ikna edici sözler söylüyor ve ısrar ediyor? Zengin olacak bensem bu kadar uğraşı neden? Adam beni zengin edecek diye benden para istiyor. Demek ki beni bir sermaye aracı olarak görüyor ve asıl amacı paramı almak. Bu adama para verirsem karşılığında ne alacağım. Ev alacaksam ev hazır mı tapusu adam da mı? Hizmet alacaksam memnun olmayınca ne olacak? Adam benim paramı kullanıp bana köşeyi döndüreceğine kredi de çekebilirdi, zengin bir ortak da bulabilirdi veya azar azar kazancını çoğaltabilirdi".

Bu soruları kendinize sorarsanız ve sizi yönlendirmeye çalışanları sorgularsanız, göreceksiniz çoğunun çabasını boşa çıkaracaksınız ve siz bu algı manipülasyoncularına araç olmayacaksınız.

Başka bir örnek,

Şöyle düşünelim, bir kişi size X markasının yiyeceklerinde böcek bulunduğunu söylerse siz buna ne cevap verirsiniz. Gerçek olup olmadığını sorarsınız bu kişiye. İster inanın ister inanmayın o marka hakkında duyduğunuz bu sözler bir kere o marka hakkında kötü bir izlenim bırakmıştır sizde. Artık çekinerek yersiniz. Elinizde olmayan bir şey vardır ve hele üretim tesisleri de uzaksa hiçbir şey yapamazsınız. Şöyle bir yol size yardımcı olabilir. O firmanın bir ürününü rastgele 3 ayrı marketten alarak bir yerde tahlil yaptırırsınız ve sonuçlara bakarsınız. Sonuçlar sağlamsa o ürünleri kullanabilirsiniz.

Bu sorgulamaları her zaman yapın. Siyasetçiler için, sporcular için, sanatçılar için, sermaye sahipleri ve hele de saadet vaat edenler için mutlaka kendinize sorun. Hayatın her alanında bunu uygulayan bir kişi olun.

Yargılayın, sorgulayın, ipinden çekilip istenilen yöne sürüklenen bireyler olmayın.


Yapay Zeka Kavramı

Algı Yönetimi


SANATSAL BİLGİ

26/04/2019

  • YORUM YAZ
  • ADI SOYADI(veya nick)
  • YORUM


COPYRIGHT© HER HAKKI SAKLIDIR
Sitede Yer Alan Bilgi Belge Ve Materyallerin İzinsiz olarak Kopyalanması ve Alıntılanması Yasaktır

SANATSAL BILGI